avatar

Kadına Şiddetin Önlenmleri

16 Kasım 2016
282 defa okundu
  • Reklam Ver
    Kadına Şiddetin Önlenmleri

    Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet, özellikle de ev içi şiddet konusunda, uluslararası alanda bölgesel olarak hazırlanmış ilk Avrupa Konseyi Sözleşmesidir. Kadına yönelik ev içi şiddetle ilgili yaptırım gücü olan ilk uluslararası sözleşme olan bu belge, Mayıs 2011’de Türkiye tarafından İstanbul’da imzalandığı için kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak anılıyor. İstanbul Sözleşmesi, imzalayıp onaylayan ülkelere, fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet türlerini önlemek için gerekli yasal önlemleri alma yükümlülüğü getirdi. Sözleşme 25 Kasım 2011’de TBMM’de kabul edildi, ancak sözleşmenin yürürlüğe girebilmesini sağlayacak ön koşullar yerine gelmediği için, sözleşme henüz geçerli değil.

    İstanbul Sözleşmesi’nde Tanımlar

    Şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunanlara, özellikle de kadınlara ve çocuklarına ilişkin koruyucu ve önleyici, oldukça kapsamlı 80 madde içeren Sözleşmede yer alan tanımlar şöyle:

    “Kadınlara yönelik şiddet” bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem veya bu eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir.

    “Aile içi şiddet” aile içerisinde veya hanede veya mağdur faille aynı evi paylaşsa da paylaşmasa da, eski veya şimdiki eşler ya da partnerler arasında meydana gelen her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet anlamına gelir.

    “Toplumsal cinsiyet” kadınlar ve erkekler için toplum tarafından uygun görülen ve toplumsal olarak inşa edilen roller, davranışlar, eylemler ve nitelikler anlamına gelir. 

    “Kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet” kadına kadın olmasında dolayı uygulanan ve kadınları orantısız biçimde etkileyen şiddet anlamına gelir.

    “Kadın” sözcüğü 18 yaşın altındaki kız çocuklarını da kapsar.

    İstanbul Sözleşmesi’nde öne çıkan bazı konular şöyle:

    Sözleşme hazırlanırken aşağıdaki dört temel ilke dikkate alınmıştır:
    1) Önleme (şiddeti önleme),
    2) Koruma (şiddet mağdurunu koruma),
    3) Kovuşturma (şiddet uygulayanı soruşturma),
    4) Politikalar (kadına karşı şiddetin sonlandırılmasına yönelik politikalar).

    * Sözleşme sadece kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetle mücadele etmiyor, aynı zamanda kadın-erkek eşitliği ilkesinin hayata geçirilmesini amaçlıyor.

    * Medeni durumlarına bakılmaksızın tüm kadınları şiddetten korumayı hedefleyen Sözleşme, şiddete uğramış kişilerin haklarını korumaya yönelik önlemler alırken cinsel kimlik ve cinsel yönelim de dahil olmak üzere hiçbir ayrımcılık yapılmamasını öngörüyor.

    * Sözleşmeyi imzalayıp onaylayan devletler, en başta kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek ve bununla mücadele etmek için devlet çapında etkili, kapsamlı ve birbiriyle uyumlu politikaların benimsenmesi ve uygulaması olmak üzere belli bazı sorumlulukları yüklenmiş oluyor.

    * Sözleşme bütüncül politikaların bir parçası olarak veri toplama ve araştırma yapılmasını desteklemeyi amaçlıyor.

    Sözleşmeye Taraf Devletlerin Yükümlülükleri
    İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli düzenlemelerin biri, belgeyi imzalayan ve onaylayan devletlere, kadına yönelik şiddetin temelinde yer alan özel dinamikleri saptayıp ortadan kaldırması için belli sorumluluklar yüklemesidir. Mesela Sözleşmeye göre taraf devletlerin, kadınların aşağı bir cins olduğuna ve kadınlarla erkekler için alışılagelmiş rollerin bulunduğu düşüncesine dayanan önyargı, örf ve adet, gelenek ve her türlü farklı uygulamayı ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri alma yükümlülükleri vardır. Devletler ayrıca, kadın ve erkeklere ilişkin sosyal ve kültürel davranış modellerinin değişmesini sağlamak için politikalar üretir. Sözleşme özellikle de kültür, örf ve adet, gelenek, din veya sözde “namus” gibi kavramların, şiddet uygulamak için bir mazeret olarak kullanılmasını engeller.

    İstanbul Sözleşmesi’nin Yürürlüğe Girmesi
    Uluslararası sözleşmeler (bir devlet imzalayıp onayladığı sürece) ulusal kanunlardan daha üstüdür. İstanbul Sözleşmesi için de aynı şey geçerlidir. Türkiye, Mayıs 2011’de İstanbul Sözleşmesi’ne imza atan ilk ülke oldu ve ardından 25 Kasım 2011’de TBMM’de onayladı. 2013 Eylül ayı itibariyle Sözleşmeyi 26 ülke imzalamış ve dürt ülke de onaylamış durumda (Arnavutluk, Karabağ, Portekiz ve Türkiye). Ancak İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası alanda yürürlüğe girebilmesi için toplam 10 devlet tarafından imzalanıp onaylanması gerekiyor.

    Reklam Ver
    Etiketler :
  • Bu Yazılar da ilginizi çekebilir
    Kadın Sığınma Evleri
    Kadın Sığınma Evleri
    İslam’ da Anne Hakkı !
    İslam’ da Anne Hakkı !
    İslam’ da Kadının Toplumdaki Yeri !
    İslam’ da Kadının Toplumdaki Yeri !
  • Yorum Yapmak İster misiniz?